Yılmaz Dilek

Yüksek İnşaat Mühendisi

Sosyolog

İşletmeci

Öğretmen

İnşaat Bilirkişisi

Adalet Meslek Elemanı

Doktora Öğrencisi

Yılmaz Dilek

Yüksek İnşaat Mühendisi

Sosyolog

İşletmeci

Öğretmen

İnşaat Bilirkişisi

Adalet Meslek Elemanı

Doktora Öğrencisi

Yazılarım

İşi ve hayatı sevmek…

İşi ve hayatı sevmek…

Üzülmek için sebep arayacak olanlara hayat her zaman oldukça uzun bir liste sunacaktır. (-ki emin olun bir o kadar da acımasız olacaktır.) Bunu yapmak yerine ufacık şeylerden bile mutlu olabilmeli insan. Yoksa emin olun kısacık ömrümüzde geriye dönüp baktığımızda mutsuzluk üzerine inşa edilmiş anlamsız bir geçmiş görürüz. Sevmeliyiz hayatı, hem de tüm yaşattıklarına rağmen…

Bir hafta sonu sabahı yatakta uyumak yerine mis gibi temiz havayı çekebilmeliyiz, eşofmanlarımızı giyip mesleğimizle ilgili bir etkinliğe katılmalı, “bugün benim izin günüm” denen cümlenin esaretinden kurtulmalıyız. Düne kadar hiç tanımadığımız birilerini hemen o gün tanımalı ve onların tecrübelerini dinlemeliyiz.

Ya da bir iş çıkışı doğrudan eve kapanmak yerine çevremizde bizi etkileyen bir mesleki bir esere göz atmaya gitmeliyiz. Hiçbir şey yapmasak bile sadece oturup izlemeli, “şu kısmı güzel yapmışlar” ile “ben olsam böyle yapardım” cümleleri arasında gidip gelebilmeliyiz.

İş dışındaki vaktimiz çok mu kıymetli? Saydıklarıma ayıracak zamanınız mı yok? O halde işteki zamanınızı mutluluğa çevirin. Bakın etrafınıza, kısacık bir sevinç belirsin gözlerinizde. Çekinmeyin, üşenmeyin, utanmayın. O mutluluğu yaşayın. Uzatın elinize mutluluğa ve sımsıkı sarılın ona.

İşte o zaman anlayacaksınız ki;

Siz gülünce hayat gülecek,

Siz gülünce sevdikleriniz gülecek,

Siz gülünce kalbiniz gülecek…

Yorum Yaz